Yazın bir başka deyişle bikini mevsiminin gelmesiyle birlikte bayanları
rahatsız etmeye başlayan selülit, aslında hidrolipodistrofi olarak
bilinen cilt, cilt altı dokusu ve küçük damarları ilgilendiren bir
dolaşım bozukluğu hastalığıdır. Genetik mirasınıza, beslenme düzeninize
ve hareketlilik derecenize bağlı olarak özellikle kalça ve bacaklarda
görülebilen, ergenlik, hamilelik, menapoz dönemlerinde oluşumu artan
selülit probleminden uzak kalmak için sağlıklı beslenme kurallarına
dikkat etmeli, anti-selülit püf noktalarına uymalısınız.
Anti- Selülit Diyeti Püf Noktaları
1.İdeal kilonuza inin. Fazla kilolu olma durumunu takiben hormonların düzensiz salgılanması selülit problemini arttırır.
2.En güzel detoks yöntemi su içmektir. Vücudu toksinlerden arındırmak
için su tüketiminize dikkat edin. Günde 2-2,5 litre su tüketin.
3.Haftanın en az 3 günü düzenli olarak 45 dakika tempolu yürüyüş yapın.
Yürüyüşün yanında yüzme, pilates, jimnastik gibi sporları yaparak kan
dolaşımınızın düzenlenmesine katkıda bulunabilirsiniz.
4.Çok sık kilo alıp vermekten yani yo-yo diyetlerinden sakının.
5.Yüksek lif içeren besinleri tüketerek vücudunuzdan toksik madde
atılımını kolaylaştırın. Aldığınız her 1000 kkal için 10-13 gram yani
günlük ortalama 25-30 gram posa tükettiğinizden emin olun. Bol miktarda
posa içeren sebze, meyve, tam tahıl ve kuru baklagilleri beslenme
planınıza dâhil edin.
6.Antioksidan vitamin ve minerallerden zengin beslenmeye özen
gösterin. A, C, E vitaminleri, çinko ve selenyum içeren besinleri
diyetinize ekleyin.
7.Potasyum, selülit probleminden kurtulmak isteyenler için önemlidir.
Kayısı, portakal, kivi, kavun, karpuz, muz gibi besinleri tüketin.
8.Her öğün taze meyve ve sebzelerden en az birini tüketin. Tüm ana
öğünlerinize bol limonlu salata ekleyin. C vitaminin selüliti azaltıcı
etkisi vardır. C vitamininden zengin kivi, portakal, şeftali gibi
meyvelerden de faydalabilirsiniz.
9.Aşırı yağ ve tuz içeren şarküteri ürünlerinden, hazır gidalardan,
fast food ürünlerinden ve rafine edilmiş ürünlerden uzak durun.
10.Ne yediğiniz önemlidir. Ancak ne yediğiniz kadar önemli olan bir
başka nokta ise nasıl pişirdiğinizdir. Kızartma, kavurma gibi pişirme
yöntemlerinin yerine buğulama, haşlama ve ızgara gibi selülit karşıtı
pişirme yöntemlerini seçin.
11.Kafein tüketiminizi güvenilir sınırlar içerisinde tutun. Amerikan
Clinical Journal of Nutrition kafein alımının günlük 400 mg ile
sınırlandırılmasını öneriyor. 1 fincan türk kahvesi ortalama 80-120mg
kafein içeriyor. Koyu kahve, koyu çay tüketimiden kaçının.